“Kuzey Kore’de Bir Hafta” Tanın Helvacı’nın Fotoğraf ve Kaleminden.

KAPALI BİR ÜLKE; KUZEY KORE

Bugün iki parçalı bir yönetime sahip Kore, Milattan önce 13.yüzyıla tarihlenen bir kültüre sahip. 7. Yüzyıl’da Çin etkisinden kurtulduktan sonra 3 hanedanlık birleşerek Koryo Krallığını kurdu. 1392’de kurulan 2. Koryo Krallığı 20.Yüzyıl’da Japon işgaline uğradı. 19’uncu Yüzyıl’ın sonlarında emperyalistlerin işgaline uğrayan, bağımsızlığını uzun
yıllar kaybeden ülkede Kim ailesi antiemperyalist mücadelenin lokomotifi oldu. Bu dönemde Kore halkı, verdiği anti emperyalist mücadeleler sonunda Fransız, Amerikan ve Japon işgalcilerini ülkeden kovdu. 20. Yüzyıl’ın başlarında yeniden Japon emperyalist gücünün işgaline uğrayan ülkede ilk örgütlü hareket, Kim İl Sung’un babası Kim Hyong Jik tarafından oluşturuldu. Kim Hyong Jik, 1917’de Pyongyang’da Kore Ulusal Birlik adlı direniş örgütünü kuran isim. 1926’da ölünce mücadeleyi henüz 15 yaşındaki oğlu Kim İl Sung üstlendi.

KORE’NİN TARİHÇESİ

Rusya’da Lenin öncülüğünde gerçekleşen Ekim 1917 Devrimi, Kore antiemperyalist direniş hareketini de derinden etkiledi. Antiemperyalist, anti feodal, sosyalist kimlikli mücadele Kim İl Sung’un önderliğinde birleşti. Mücadele Kore *-+Devrimci Ordusu, Anti-Japon Halk Gerilla Ordusu, Komünist Gençlik Birliği, Anavatanın Restorasyonu Birliği adlı
direniş cepheleriyle hızla yükseldi. 2. Dünya Savaşı sonunda Japonya’nın yenilmesiyle Kore’de son bulan işgal sürecinde 1.5 milyon Koreli hayatını kaybetti. Bu dönem, ülkenin bütün kaynaklarının tüketildiği, içinde altın olabilir varsayımıyla antik kral mezarlarının bile havaya uçurulduğu ekonomik ve kültürel bir yıkımı ifade ediyor. 60 bin Koreli kadının sadece Japon ordusunun cinsel ihtiyaçları için alıkonulması, bu dönem yaşanan emperyalist vahşetin sadece bir yüzü. Alman ve Japon faşizminin yenilgisiyle biten 2. Dünya Savaşı sonrası imzalanan Yalta anlaşmasıyla ülkenin kuzeyi SSCB’nin, güneyi ABD’nin kontrolüne geçti. Bu kez ülke ikiye bölünmüş bir halde SSCB, ABD ve Çin
gibi büyük güçlerin hakimiyet-denge oyunlarına sahne oldu.

MAO’NUN MÜDAHELESİ SAVAŞI DENGELEDİ

2. Dünya Savaşı sonrasına dönersek; 1945’te Kuzey Kore Komünist Partisi Merkezi Organizasyon Komitesi kuruldu, 1946’da Kuzey Kore Komünist Partisi, Yeni Demokratik Parti ile birleşerek Kuzey Kore İşçi Partisi’ni oluşturdu. 1949 yılında Kuzey ve Güney Kore İşçi Partileri birleşerek tüm Kore halkına hitap eden Kore İşçi Partisi’ni kurdular.
Kuzeydekiler ülkeyi kendilerinin temsil ettiğini ve ülkenin güneyinin ABD işgali altında olduğunu ileri sürüyordu. Güney tarafının bir müdahalesi bahane edilerek, tüm Kore’nin birleştirilmesi amaçlanarak,Kuzey güneye  müdalele etti.Böylece Kore Savaşı patlak verdi. Savaşın başlangıcında Kuzey Kore’nin üstünlüğü ortaya çıkınca ABD ve Türkiye’nin içinde bulunduğu BM güçleri Güneyin yardımına koştu. Savaşta denge Kuzey aleyhine bozulunca tüm Kore’nin ABD güdümüne gireceğinden endişe eden Çin lideri Mao, Tiananmen Meydanı’nda bir miting düzenleyerek Kore Savaşı’na resmen dahil olmayacağını ama Kore’ye gidecek Çinli gönüllülere silah dağıtacağını ilan etti. Binlerce
Çinlinin Kore’ye girmesiyle birlikte savaştaki denge yeniden sağlandı.Bugün şehirde Çin’lilere hitaben bir teşekkür anıtı bulunmaktadır. 27 Temmuz 1953’te taraflar arasında ilan edilen ateşkes sonucu iki ülkenin bugünkü sınırları 1945 deki sınırlar gibi küçük değişikliklerle birlikte 36. Enlem olarak belirlendi.Aslen Kuzey Kore’li bir aile olan HYUNDAİ grubu,iki toplumun birleşmesi için çok çaba sarfetmiştir.Savaş sonrası Kuzey Kore’yi ilk önce Rusya, sonra Çin tanımıştır.

İKİ ÜLKE KAĞIT ÜSTÜNDE HALA SAVAŞ HALİNDE

Ateşkes sonrası resmi bir anlaşmanın imzalanmamış olması nedeniyle 65 yıldır hala iki ülke savaşta görünüyor. Kuzey Kore 1953’ten itibaren çok büyük yaptırımlara uğramış, dünyaya kapanmış durumda. 1994 de Kim İl Sung’un ölümünden sonra yerine geçen oğlu Kim Jon- İl ülkeyi daha da kapalı bir hale getirmiş oldu. Sovyetlerin dağılmasıyla
beraber dış dünyanın uyguladığı ambargolar nedeniyle ülkede açlık baş gösterdi.1953 Yılından itibaren ambargo ile yaşayan KUZEY KORE madenlerini çok ucuz fiyatlarla Çin’e satarak ve bu ülkeyle ticaretini sürdürerek varlığını sürdürdü.Şimdi ise artan nüfus ve azalan madenlerden dolayı,yeni çözüm yollarını aramak zorundalar.Şimdiki Kuzey
Kore Başkanı torun Kim Jong- Un ise 2011’den itibaren de ülkeyi dışa açmayı, güney ile birleşmeştirmeyi düşünüyor.

Turizm bu bakımdan önemli bir gelir kaynağı ve yeni tatil yerleri açmaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz hafta iki ülke liderinin sınırda buluşup el sıkışması dünya gündeminde büyük yankı yarattı ve bu hareket birleşme sürecinin ilk adımı olarak yorumlandı.

KUZEY KORE’YE SEYAHATTE İKİ YOL

Türkiye’den Kuzey Kore’ye gidebilmek için iki alternatif güzergah var; Rusya veya Çin aktarmalı uçaklar. Bir grup fotoğrafçı arkadaş 9 Nisan 2018 de Pekin’e THY ile direkt uçtuk. 9 saat uçuş, 5 saat ileri zaman ayarıyla akşam Pekin’deydik. Oradan 2 gün sonra Koryo Airlines’e ait Tupolev TU-204-100 tipi, bakımlı bir Rus uçağı ile Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’a uçtuk. Uçağın ekranlarında sürekli Kızıl Ordu Korosu’nun marşları çalıyordu. Çin ve Güney Kore ile yarım saatlik bir saat farkı var ama bunu kaldıracaklarını da açıkladılar. Uçaktan indiğimizde telefonlarımız çalışmadığı gibi bir mesaj da almadık. Bir hafta boyunca sosyal medya kapalıydı bize. Büyükçe bir
Pekin havalimanından sonra geldiğimiz Pyongyang Havalimanı küçük ama yeni ve bakımlıydı. Hızla küreselleşen Dünyanın son değişmeyen ve en kapalı ülkesine seyahatimiz bu duygularla başladı.

KORE DEĞİŞMEDEN

Havalimanında pasaport girişi kolaydı ama bavullarımız özel aramaya tabi tutuldu. Özellikle kitap ve dergileri inceliyordu görevliler. 2011’de ülkeye telefon dahi sokmak yasaktı. Şimdi ülkede akıllı telefonlar var ve kendi aplikasyonları çalışıyor. Evlerdeki televizyonlar kendi üretimleri, sadece Kore kanalları yayında. Kuzey Kore seyahatimizi bu ülkenin tek resmi Türk seyahat acentesi Tulga Ozan arkadaşımız organize etti. Kendisi aynı zamanda bu ülkenin fahri konsolosu gibi çalışmaktadır. Sahibi olduğu butik turizm firmasının adı da bu destinasyona uygun; “Dünya Değişmeden”. Biz de yeni yeni dünyaya açılan bu ülkeye henüz değişmeden tanıklık için buradayız ve de çok heyecanlıyız. Havalimanında iki kadın rehber ile şöför ve turizm şirketinin müdürü karşıladı bizi.

YEMEK ZİYAFETİ SONRASI MÜZİK ZİYAFETİ

Beşkente 40 dakika süren yolculuğumuz boyunca ülkedeki tarımın gelişmişliği dikkat çekiciydi. Akşam yemeği için başkentte girdiğimiz restoran sadece turistlere hizmet veren, İtalyan pizza restoranları taklidi bir mekandı. Yemekler bol kepçeydi. Başkentte her yerde olduğu gibi yemek ziyafeti sonrası,teşekkür anlamına da gelen müzik ziyafeti
yaşadık. Kuzey Kore’de restoranlarda çalışanlar sanatçı aynı zamanda. Kalan zamanlarında sahnelere çıkıyorlar.

TURİSTLER İÇİN SEKİZ BÜYÜK OTEL VAR

Kaldığımız otel 46 katlı Yanggakdo . Propaganda afişi çalarken yakalanan ve 15 yıl iş hapsine çarptırılan ve 16 ay gözaltında tutulduktan sonra konuşamaz halde ülkesine gönderilen ABD’li öğrenci Otto Warmbier’in kaldığı otel bu otelde gece dışarı çıkmak yasaktı, sabah kahvaltıda buluştuk. Otelin içinde özgürsünüz. Tur süresince rehberden 10 metre dahi uzaklaşmak mümkün değil. Rehberin biri önde bize bilgi verirken, diğeri arkadan grubu toplayarak ilerliyor. Benim tercihim arkada kalıp son toplanan oldu hep. Tam altı kez kaçak gittiğim yerlerde yakalandım; cevabım hep aynıydı, “tuvalet arıyorum”. Rehberler (bence hem rehber, hem resmi memurdular) ve araç şöförü
bizimle aynı otelde kaldılar hep. Sabahları otobüslere bindirilerek onların göstermek istedikleri yerlere, istediklerinde fotoğraf çekilecek yerler gösterilerek tur atabildik. Rehberlerimiz askeri yerlerin ve inşaat işçilerinin fotoğraflarını çekmememiz konusunda uyardı hep. Götürüldüğümüz alışveriş merkezinde bile fotoğraf çekmemize izin verilmedi. Bu yasaklar eskinin yumuşamış hali. Grupta kaçak fotoğraflarımız da zaman zaman silindi.

1990’LI YILLARIN KÜBA’SI GİBİ

1990’lı yıllardaki Küba gibiydi Kuzey Kore ama her yer çok temiz, yerde tek bir izmarite rastlamanız mümkün değil. Yerel halkla temasımız zordu, bizden biraz uzak duruyor, konuşmuyor, zor fotoğraf veriyorlardı. Kot pantolon giyeni de görmedim ama perişan, bakımsız bir halleride yoktu. Hakim renkler siyah, gri ve askeri yeşil. Eski hakim
yaka tek tip elbiseler hala revaçta, fakat gençler spor giyinmeye başlamış. Hemen herkesin yakasında lider Kim İl Sung ya da oğullarıyla beraber çekildikleri fotoğraf bulunan rozetler takılı. Rozet taşıyanların bir statüye sahip olduklarını öğrendik. Sosyalist kültür benzeri binalar ve yeni yapılan kentsel dönüşüm olarak nitelenen yüksek
binaların rengarenk oluşu da dikkatimizden kaçmadı.

7 YILDIZLI OTEL GELİYOR

Pyongyang’ın en yüksek binası, 106 katlı piramit şeklindeki bir otel. 7 yıldızlı olacakmış, henüz açılmamış. Ülkenin dışa açılmasının simgesi gibi yükseliyor. 1990’larda Sovyetler’in dağılmasıyla yaşanan ekonomik krizde yapımına ara verilmiş, şimdi açmak istiyorlar. Bütün oteller 15 Nisan günü lider Kim İl- Sung için yapılacak büyük bayram ve JUCHE Takvimine göre yılbaşı kutlamaları için yurtdışından gelen delegasyonla doluydu. Restoranlarda en çok yerel biralar içiliyor. “Suju” denilen 30 derece alkollü, yerel pirinç rakıları var bir de. Her gün bir başka turist lokantasına götürüldük. Yemekte bile kapı önüne çıkmanın kısıtlı olduğunu hissettik. Kim Jong-Un liderliğindeki Kuzey Kore
temkinli bir şekilde dış dünyaya açılıyor. Marketlerde pahalı olmalarına rağmen yabancı mallar bulabilirsiniz. Ülkeye turist çekmek için yatırım yapıldığını gözleyebiliyorsunuz.

TUR NOKTALARI VE ÇOCUK SARAYLARI

Gelen turist gruplarını KİM İL-SUNG’un yaşadığı Güneş sarayındaki mozalesine, Savaş müzesine, içinde 30 milyon kitap bulunan dev bir halk kütüphanesine, tatillerde çıktıkları Moran tepesine, Mansudae ve Moranbong parklarına, Kim il-Sung meydanına, bazı ilkokul, ortaokul ve liselere, Panmunjom köyündeki Kuzey-güney sınırında DMZ bulunan gözetleme kulelerine götürüyorlar. Ülkede eğitime verilen önem büyük. Halk kütüphanesinde eğitim salonları bulunmakta ve bu salonlarda halk ücretsiz yabancı dil öğrenmektedir. En çok konuşulan dil Çince, sonra Rusça ve sonrada sırayla İngilizce, Fransızca, İtalyanca gelmektedir. Kuzey Kore’de herkes bir yabancı dil öğrenmektedir. Başkent ve taşrada bütün okullar diğer binalardan daha bakımlı. Eğitim 5-6 yaşında başlıyor, 17 yaşına kadar zorunlu. Askere gitmezsen üniversite beş yıl. Pyongyang’da olmak üzere ülkenin bütün şehirlerine “çocuk sarayları” kurulmuş. Öğrenciler eğitimden sonra bu saraylara geliyor; gitar, bale, dans, tiyatro, akordeon, resim ve geleneksel sanatlardan birini öğreniyor. Tesislerde turistleri çocuk rehberler gezdiriyorlar.

DÜNYANIN EN DERİN METROSU

Evlilik kurumuna çok önem veriliyor, eşcinsel ilişkiler tamamen yasak ve suç. Yollarda sarmaş dolaş çiftlere rastlamadık, tek tük el ele dolaşanlar gördük. Dünyanın en derin metrosu 110 metreyle Pyongyang’da. Nükleer saldırılar için sığınak görevini de görüyor metro tünelleri. Yine dünyanın en büyük stadyumu da bu şehirde. 150 bin seyirci, 120.000 göstericisi kapasitesi ile Guiness rekorlar kitabına girmiş olan bu gösteri eylül ayında tekrarlanacaktır.. Ülke dev bir askeri garnizonu hatırlatıyor. Halk zaman zaman yollarda, parklarda mıntıka temizliği yapıyor. İmece usulü görünümlü gündelik hayat devam ediyor. Kuzey Kore’de saç modelleri devlet tarafından erkekler için 10, Kadınlar için 18 model olarak belirlenmiş, fakat bu uygulama da esnemeye başlamış. Başkan Kim
Song Un’un saç modelini kestirmek yasak. Kuzey Kore (DPRK) Demokratik Halk Cumhuriyeti halkı devlet tarafından “Songbun” adlı bir sistemle üçü ana sınıf, 51 kategoriye ayrılıyor. Her vatandaşın gizli dosyasının tutulduğu bildiriliyor. Semtler ve binalar mesleklere göre ayrılmakta olup, en iyi evler emeklilere verilmektedir. Öğretmen ve bilim insanlarına çok özel önem veriliyor. Bu kesime de güzel evler veriliyor, bilim insanları ödüllendiriliyor. Kuzey KORE’de özel mülkiyet kavramı yok. Evinizi size devlet, yaptığınız işe, eğitiminize ve çocuk sayınıza göre dağıtıyor. Bu evi miras olarak çocuğunuza bırakamıyorsunuz. Çocuğunuz büyüyünce aynı şartlar onun için de geçerli oluyor. Marksizm’in eksikliklerini tamamlamak üzere yola çıkan JUCHE İdeolojisi KİM İL-SUNG tarafından, politik bağımsızlık, ekonomik yeterlilik, savunmada güvenlik ilkeleri üzerinde inşa edilmiş. İşçilerin sembolü çekiç, köylülerin sembolü orakın ortasına bilim insanlarını temsilen kalem ve fırça bu ideolojiyi simgeliyor.

KARAOKE SALONLARI YAYGIN

Kuzey Kore insanlarının eğlendikleri yerler bowling salonları. Bu salonlarda elektronik tüfekle atış, bilardo gibi başka oyunlar da var. Okullarda masa tenisi revaçta ve hemen herkes bir müzik aleti çalıyor. Otellerde ve her yerde karaoke barlar var. Kaldığımız otelin altında sadece turistler için bir kumarhane vardı. Ülkenin para birimi WON.
Turistik yerlerde 1 dolar 100 won, halk arasında 8 bin won. Turistik lokantalarda ve mağazalarda Dolar ve Euro geçerli. Ülkede won harcamanız yasak, döviz kullanmak zorundasınız. Son akşam yemeğini Pyongyang şehrini ikiye bölen Taedong nehrinde, bir restoran vapurda yedik. 15 Nisan kutlamaları, Kim İl Sung anısına havayi fişek
gösterileri ile devam etti. Bizim için Kore’nin önemi, 1950 yılında birleşmiş Milletler tarafından, savaşa dahil edilmemizdir. Türkiye’den 5.090 asker BM saflarında 15 ülkeyle beraber savaşa katılmış ve 741 askerimiz şehit olmuştur. Şu an 28.500 Amerikan
askeri hala Güney Kore’de bulunmakta ve savaş halinde ise yapılan antlaşmaya göre, Güney Kore’nin genelkurmay başkanı ABD dir.

Medyadan ve televizyonlardan bildiğimiz önyargılı bir Kuzey Kore’nin, son günlerde her iki tarafın barış için hayata geçirdikleri görüşmelerde çaba sarfettiklerini, bütün Dünya tarafından ilgiyle izlemektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here