“Cennetten Bir Köşe: Perşembe Yaylası” Dilek Erim’in Fotoğraf ve Kaleminden.

aybasti yaylasi6

Perşembe yaylası ,benim için her gidişimde aynı heyecanı , aynı etkiyi yaşadığım çok özel bir yer.

Perşembe yaylası, Ordu’nun Aybastı ilçesine bağlı doğal bir cennet sanki. Aybastı, tarihi milattan önceki yıllara dayanan, Ordu merkeze yaklaşık 100 km uzaklıkta şirin bir ilçe. Aybastı merkezden 15-20 dk da yaylaya ulaşılabilse de aracınız yoksa gidiş biraz zor. Toplu taşımanın çok sık olmamasından kaynaklanıyor bu durum. Yaylaya giderken önce Kent Ormanı ve gölet karşılıyor sizi. Kent Ormanı çam ağaçları, bungalov evleri ve piknik alanları ile çıkıyor karşınıza. Burada durup dinlenebilir, yemek yiyebilir ya da konaklayabilirsiniz.

Perşembe yaylası, 1991 yılında turizm merkezi ilan edilmiş, yaklaşık 1500mt rakımda ,her yıl yerli ve yabancı 300 bin kadar misafirini ağırlayan muhteşem bir yayla. Unesco Dünya Mirası olarak korunması için de tescil işlemleri son aşamasına gelmiş. Evliya Çelebi , Seyahatname’de yayladan ve yayla panayırından bahsetmiş. Zamanla panayır her yıl Temmuz ayında yapılan festival kutlamalarına bırakmış yerini.

Yayla merkezinde, fırın, bakkal , kahve gibi ufak dükkanlar mevcut. Küçük bir alışveriş sonrası, alınan yiyecekleri sıcacık köy kahvesinde güler yüzlü , içten, samimi yöre halkı ile yemenin keyfi bir başka.

Yaylayı tepeden görebileceğiniz noktalara araçla gidebileceğiniz gibi yürüyebilirsiniz de. Mevsime göre değişse de çok zor bir yürüyüş değil bu ( Kış mevsiminde yaylada kar kalınlığının 1,5 metre olabildiğini de unutmamak gerekir tabii ki ) Yürürken bir taraftan serin ama bir o kadar da güzel yayla havasını alır diğer taraftan da yeşile doyarsınız.Karşınıza çıkan manzara inanılmazdır, birden başka bir evrene geçiverirsiniz.

İlkbaharda karların erimesi ile birlikte su ile dolan menderesler yemyeşil çayırların içinde oya gibi görünür. Eğer yaylada yeterince zaman geçirme imkânınız varsa tepeden bakmakla yetinmeyip mutlaka menderesler arasında da yürüyüşünüze devam edin. Şanslı gündeyseniz, başıboş gezen atlar, balıkçılar ya da sürüsüyle birlikte bir çoban eşlik edecektir bu yürüyüşünüze. Yaylada konaklama fırsatı bulursanız kaçırmayın derim. Soğuk bir yayla gecesinin sabahında, çok erken saatlerde, çoban köpeklerinin ve sürünün sesleri ile güne merhaba dersiniz. İstanbul gibi betonlaşmış bir şehirde yaşayan benim gibiler için unutulmazdı diyebileceğim bir deneyim yaşarsınız.

Yaylada geçirilen yorucu ama çok güzel saatlerin ardından yöresel yemekleri yemeden dönülmez diyenlerdenseniz, tavsiyem Aybastı’da Elif Pide-Restoran olur. Tüm misafirperverliği ve lezzetleri ile sizi karşılar ve gezinize son noktayı koyup, uğurlarlar.

İşte,bu kısaca anlattıklarım yüzünden Perşembe yaylası, aklımda tekrar gidilecek yerler listesindeki yerini her zaman korur.

Dilek Erim www.dilekerim.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here